Türkiye Pickleball-Global Pickleball Logo

Türkiye Pickleball Adına Önemli Açıklama

PICKLEBALL BRANŞI EĞİTİM, SERTİFİKASYON VE DENKLİK SÜREÇLERİNE İLİŞKİN RESMÎ DEĞERLENDİRME
1. Bu rapor; Türkiye’de pickleball branşına ilişkin eğitim, sertifikasyon ve hakemlik süreçlerinin yürürlükteki mevzuat, Bakanlık düzenlemeleri ve uluslararası federasyon yönergeleri çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Geçmiş dönem uygulamalarının hukuki dayanaklarını ortaya koymak, kamuoyunda oluşan bilgi karmaşasını gidermek ve mevcut federasyon yapılanması içerisinde yürütülen çalışmalara ilişkin bilgilendirme yapmak amacıyla yazılmıştır.

2. HUKUKİ DAYANAK

Bu rapor aşağıdaki mevzuat ve düzenlemelere dayanmaktadır:
• 22/04/2022 tarihli ve 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu
• 25/07/2024 tarihli ve 32612 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Spor Federasyonları Yönetmeliği
• 23/03/2025 tarihli ve 32850 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Tenis Federasyonu Ana Statüsü
• Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın federe olmayan branşlara ilişkin düzenlemeleri
• Uluslararası federasyonların eğitim, sertifikasyon ve denklik yönergeleri

3. TÜRKİYE’DE SPOR BRANŞLARININ YÖNETİM YAPISI
Türkiye’de spor branşları;
• Federe branşlarda: İlgili spor federasyonları,
• Federe olmayan branşlarda: Gençlik ve Spor Bakanlığı mevzuatına uygun şekilde faaliyet gösteren uluslararası federasyonlar ve temsilcilikleri aracılığıyla yürütülmektedir. Bu yapı, 7405 sayılı Kanun ve Spor Federasyonları Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda şekillenmektedir.

4. TÜRKİYE’DE DAHA ÖNCEKİ UYGULAMALAR (EMSAL DURUMLAR)

Türkiye’de birçok spor branşı, federasyon çatısı altına alınmadan önce belirli bir süre boyunca uluslararası federasyonlar ve temsilcilikleri aracılığıyla eğitim, sertifikasyon ve organizasyon faaliyetlerini yürütmüştür. Bu branşlar federasyon yapısına dâhil edildikten sonra, geçmişte alınan uluslararası eğitimler için denklik süreçleri uygulanmış ve sporcuların, antrenörlerin ve hakemlerin mağduriyet yaşamaması sağlanmıştır.

Bu uygulamanın en güncel örneklerinden biri badminton branşıdır. Badminton, Türkiye’de yaklaşık 5 yıl boyunca federe olmayan bir branş olarak uluslararası federasyon temsilcilikleri aracılığıyla eğitim almış, aynı süre zarfında Okul Sporları kapsamında resmi müsabaka programlarında yer almış ve ardından federasyon statüsüne geçirilmiştir. Federasyonlaşma süreci sonrasında, daha önce alınan uluslararası eğitimler için denklik uygulamaları hayata geçirilmiştir.
Bu uygulama modeli, pickleball branşı açısından da emsal teşkil etmektedir.

5. PICKLEBALL BRANŞININ TÜRKİYE’DEKİ STATÜSÜ VE UYGULAMALAR

Pickleball branşı, Türkiye’de uzun yıllar boyunca federe olmayan bir spor branşı statüsünde yer almıştır. Bu süreçte eğitim, antrenörlük ve sertifikasyon faaliyetleri;
• Uluslararası federasyon yönergelerine uygun olarak,
• Gençlik ve Spor Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde,
• Uluslararası Pickleball Federasyonları Türkiye Temsilcililikleri koordinasyonunda
yürütülmüştür.
Bu çalışmalar, Bakanlığın federe olmayan branşlara ilişkin düzenlemeleriyle uyumlu biçimde gerçekleştirilmiştir.

6. TÜRKİYE GENELİNDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

Uluslararası Pickleball Federasyonları Türkiye Temsilcilikleri tarafından;
• Türkiye genelinde 81 ilde eğitim programları,
• Engelli bireylerin spora erişimini destekleyen projeler,
• Deprem bölgelerinde onbinlerce bireye yürütülen çalışmaları,
• Kadınların spora katılımını artırmaya yönelik çalışmalar,
• Gençlik ve çocuklara yönelik gelişim programları,
• Sosyal sorumluluk ve toplumsal kalkınma projeleri
uluslararası geçerliliğe sahip eğitim standartları ve Bakanlık mevzuatı doğrultusunda yürütülmüştür.
Bu çalışmalar, yalnızca sportif gelişimi değil; sporun toplumsal dönüşümdeki rolünü esas alan, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

7. FEDERASYON YAPISINA DÂHİL EDİLME SONRASI SÜREÇ

Pickleball branşı, günümüzde Türkiye’de resmî federasyon yapısı içerisine alınmış olup, bundan sonraki antrenörlük, hakemlik ve resmî belge süreçleri ilgili federasyon aracılığıyla yürütülmektedir.
Ancak federasyon yapılanması öncesinde gerçekleştirilen tüm eğitim ve sertifikasyon faaliyetleri;
• Yürürlükteki mevzuat,
• Uluslararası federasyon yönergeleri,
• Bakanlık düzenlemeleri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.

8. HAKEMLİK DENKLİK KURSU VE BAKANLIK ONAYI

2026 yılı Ocak ayında Gençlik ve Spor Bakanlığı onayı alınarak yürürlüğe giren Hakemlik Denklik Yönergesi, Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Bu yönerge uyarınca;
• Denklik kurslarının,
• Eğitim içeriklerinin,
• Katılımcı yeterliliklerinin
Gençlik ve Spor Bakanlığı mevzuatına uygun şekilde belirlenmesi zorunludur.

9. MEVZUATA AYKIRI UYGULAMALARA VE ETİK İHLALLERE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Bakanlık mevzuatına aykırı biçimde;
• Spor bilimleri fakültesi mezuniyeti,
• Temel eğitim sınavı,
• Mesleki yeterlilik kriterleri
gözetilmeksizin yalnızca 400 euro katılım ücreti karşılığında farklı meslek gruplarına eğitim veren yapıların uygulamaları hukuki ve idari açıdan kabul edilebilir değildir.
Ayrıca, spor bilimleri alanında akademik unvana sahip bir eğitmenin; spor, sağlık ve etik değerlerden uzak, bilimsel eğitim ilkeleriyle bağdaşmayan bir anlayışla, insan sağlığını öncelemeden ve pedagojik yeterlilikleri dikkate almadan eğitim vermesi, bu faaliyetlerin bir eğitim sürecinden ziyade gelir elde etmeye yönelik bir ticari uygulama niteliği taşıdığını göstermektedir.
Her yaş grubuna hitap eden, doğrudan insan sağlığıyla ilişkili pickleball spor branşında; spor sağlığı, eğitim yöntemleri, antrenman bilimi ve sporcu gelişim modelleri konusunda yetkin olmayan kişilere, yalnızca iki saatlik çevrim içi bir eğitim karşılığında 400 Euro bedelle antrenörlük belgesi verilmesi, bilimsel, etik ve mesleki sorumluluk ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu tür uygulamaların, uzun yıllardır 81 ilde yürütülen ve spor federasyonları tarihinde yer edinmiş uluslararası eğitim süreçlerini yok saymaya yönelik tutumlar geliştirmesi, kendi mevzuata aykırı uygulamalarını meşrulaştırma çabası olarak değerlendirilmektedir.
10. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Pickleball branşında geçmiş dönem eğitim, sertifikasyon ve hakemlik uygulamaları;
• 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu,
• Spor Federasyonları Yönetmeliği,
• Türkiye Tenis Federasyonu Ana Statüsü,
• Gençlik ve Spor Bakanlığı düzenlemeleri,
• Uluslararası federasyon yönergeleri
çerçevesinde yürütülmüş olup, hukuki ve idari açıdan geçerli ve usule uygun çalışmalardır.
Bu kapsamda, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Tenis Federasyonu ve pickleball branşının gelişimi için oluşturulan ilgili kurulların, mevzuata aykırı uygulamalara karşı gerekli idari ve hukuki düzenlemeleri yapacağına olan inancımız tamdır.
“Kimse geride kalmasın” ilkesiyle bizler 81 ili karış karış dolaşırken, olduğu okulda hiçbir sorumluluk almadan yalnızca iki saatlik eğitim karşılığında 400 Euro talep eden Pickleball kurulundaki bir yöneticinin bugün, geçmişte yaptığı hatalar ve etik dışı davranışlar nedeniyle kendini aklama çabası içinde olduğunu görmekteyiz. Ancak bu sürecin doğruluğunu ve hakkaniyetini koruyacak olan yine tenis federasyonu ve bu eğitimlere öncülük eden pickleball kurulunda bizlerle çalışmalar yütüren kurulumuzdur.
Uluslararası bir sorumluluğu temsil ettiğini iddia ederek yalnızca sınırlı alanlarda faaliyet yürüten bir anlayış, ülkemizin her köşesinde fırsat bekleyen; şehrini, köyünü ve kendisini dünyaya kanıtlamak isteyen bireylerin eşit haklara sahip olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. Sporun bir ayrıcalık değil, herkes için temel bir hak olduğu bilinci yerine; yerli ve milli değerlerimizle örtüşmeyen, ithal ürünlerin temsilciliğini yapan, erişimi zor ve maliyeti yüksek yaklaşımlar benimsenmekte, bu da sporu dar bir kesimin imtiyazı haline getirme riskini doğurmaktadır.
Bu yaklaşım, maddi imkânları sınırlı bireyleri ötekileştiren ve sporu lüks bir alan olarak konumlandıran bir anlayışı yansıtmaktadır. Oysa spor, toplumsal bütünleşmenin, fırsat eşitliğinin ve gençliğin gelişiminin en temel araçlarından biridir. Görünürlük üretmeye odaklı ancak sahada karşılığı olmayan bir yönetim anlayışıyla sporun sevdirilmesi ve yaygınlaştırılması mümkün değildir.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Her Yerde Spor” vizyonu doğrultusunda yürüttüğü kapsayıcı çalışmaların aksine, sporu dar ve kontrol edilebilir alanlara hapsetmeye çalışan, büyümesini engelleyen bir yönetim yaklaşımı; ülkemizde sınıfsal ayrışmayı derinleştirme riski taşımaktadır. Devletimizin eşitlikçi, kapsayıcı ve erişilebilir spor anlayışına aykırı olan bu zihniyete karşı durmaya kararlıyız.
Bizler, sporun her bireyin hakkı olduğu, ülkemizin her köşesinde eşit imkânlarla yaygınlaştırılması gerektiği inancıyla, ayrıştırıcı değil birleştirici, sınırlayıcı değil kapsayıcı bir spor anlayışını savunmaya devam edeceğiz.
Eğitimcinin, eğitimi ilke, etik ve adalet çerçevesinde vermesi esastır. Öğrencilerini birer birey olarak görmek yerine, onları değersizleştiren, kendisini merkeze koyan ve doğruluğu yalnızca kendisinde arayan bir anlayış, ne sporun ruhuyla ne de eğitimciliğin sorumluluğuyla bağdaşır. Geçmişte olduğu gibi, dışa bağımlı yaklaşımlarla oluşturulan bu yapıların sürdürülebilir ve sağlıklı olmadığını açıkça ifade ediyoruz.
Bizler, etik, şeffaflık ve toplumsal sorumluluk temelinde yürüttüğümüz çalışmalarımızdan taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz.

Uluslararası Pickleball Federasyonları Türkiye Temsilciliği

Kategoriler

Son Makaleler