Pickleball: Sporun Herkes İçin Olduğunu Hatırlatan Güç
Pickleball, Türkiye’de ilk günden itibaren yalnızca bir rekabet sporu olarak ele alınmadı.
O; okullarda bir eğitim aracı, Gençlik ve Spor teşkilatlarında yaygın bir branş, huzurevlerinde aktif yaşlanmanın anahtarı, bakım evlerinde sosyal bağın dili, kadınlar ve gençler için güçlenme alanı oldu.
2024–2025 döneminde pickleball adına:
- 81 ilde aktif eğitim, saha ve organizasyon çalışmaları yürütüldü
- 1.400’den fazla okulda çocuklar ve gençlerle buluşuldu
- Köylerden metropollere uzanan 256 bin kilometrelik saha yolculuğu tamamlandı
- Türkiye Pickleball Ligleri hayata geçirildi
- Türkiye Şampiyonası, ülkemizde ilk kez düzenlendi
- Şampiyona maçları 4 saat boyunca canlı yayınlandı
- Yayınlar dünya genelinde 15 milyon izlenmeye ulaştı
- Türkiye’de 1.030’dan fazla basın haberine konu oldu
- Milli Eğitim Bakanlığı Dergisinde pickleball röportajı ve pickleball posteri yapılarak 81 ilde 20 bin okula dağıtıldı.
- Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) ile protokol yapılarak 1.500 den fazla özel okul yöneticileri ve öğretmenlerine eğitim, etkinlik ve organizasyon yapıldı.
Bu süreçle birlikte pickleball, Türkiye’de ilk kez ulusal ölçekte bir lig ve şampiyona sistemine kavuşmuş, kurumsal spor yapısına geçiş yapmıştır.
Okul Sporlarından Üniversitelere: Eğitim Sistemine Entegrasyon
Pickleball’un en önemli kazanımlarından biri, eğitim sistemine kalıcı şekilde girmesi oldu.
- Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucunda pickleball:
- EBA sistemine eklendi
- 1 milyondan fazla öğretmen pickleball ile tanıştı
- Okullarda spor müfredatına entegre edildi
- Üniversitelerde yapılan akademik ve uygulamalı çalışmalarla:
- 76 üniversitede pickleball seçmeli ders olarak programlara alındı
Bu adımlar, pickleball’u geçici bir okul etkinliği değil; akademik ve pedagojik temeli olan bir spor branşı hâline getirdi.
Gençlik ve Spor, Belediyeler ve Bakanlıklarla Yaygınlaşma
Pickleball;
- Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlükleri bünyesinde
- Belediye sporları programlarında
- Bakım evleri, yaşlı bakım merkezleri ve sosyal hizmet kurumlarında
aktif olarak uygulanmaya başlandı.
Bu çalışmalar sayesinde:
- Yaşlı bireyler aktif yaşlanma modeliyle sporla buluştu
- Bakım evlerinde pickleball ve Pick-Pong, sosyal izolasyonu azaltan bir araç hâline geldi
- Spor, sosyal politikaların destekleyici unsuru olarak kullanılmaya başlandı
Pick-Pong: Kapsayıcı Sporun Yeni Dili
Pick-Pong; masa tenisi ile pickleball’un ruhunu birleştiren, erişilebilirliği en üst seviyeye taşıyan özgün bir branş olarak doğdu.
Pick-Pong’un en güçlü yönü şuydu:
Yaşı, fiziksel yeterliliği, geçmişi ne olursa olsun herkesin aynı sahada eşitlenebilmesi.
2024–2025’te Pick-Pong:
- Özel gereksinimli bireylerle sporu buluşturdu
- Otizm spektrumundaki çocukların dikkat ve motor becerilerini destekledi
- Cezaevleri, yetiştirme yurtları ve rehabilitasyon merkezlerinde sosyal bağın aracı oldu
- Tekerlekli sandalye bireyler için eşit katılım eşit rekabet alanı yaratıldı ve ENGELSİZ pick-pong hayata geçirildi.
- Dünya Paralimpik Olimpiyatlarında Engelsiz pick-pong sunumu için çalışmalar yapıldı
- Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ile iş birliği yapılarak tekerlekli sandalye bireyler için çalışmalar yapıldı
Pick-Pong, Türk sporuna şunu kazandırdı:
Rekabetten önce insanı merkeze alan bir spor anlayışı.
Picklefest: Sporun Festivalle, Toplumla ve Dünya ile Buluşması
Picklefest, bir turnuva değil; eğlencenin, takım olmanın, kültürlerin ve ülkelerin buluşma alanı olarak kurgulandı.
Picklefest’ler sayesinde:
- Spor, “izlenen” değil katılım sağlanan bir deneyime dönüştü
- Aileler, çocuklar ve farklı ülkelerden gelen sporcular aynı sahada buluştu
- Belediyeler için yüksek katılımlı organizasyon modeli oluştu
Bu model, federasyonlaşma sürecinde toplumla bağ kurabilen branşların neden sürdürülebilir olduğunu açıkça gösterdi.
Türkiye Pickleball, Pick-Pong ve Picklefest’in 2024–2025 Yolculuğu
Türkiye’de bazı sporlar sahada başlar, sahada kalır.
Pickleball ise sahada başlayıp topluma yayılan, kurumlara yerleşen ve bir spor kültürüne dönüşen bir yolculuk oldu.
2024–2025 dönemi; yalnızca pickleball’un değil, Pick-Pong ve Picklefest gibi yenilikçi ve kapsayıcı spor modellerinin de doğduğu, büyüdüğü ve Türk spor ekosistemine kalıcı biçimde entegre edildiği bir dönem olarak kayıtlara geçti.
Bu sürecin merkezinde; erişilebilir spor, fırsat eşitliği, toplum temelli yaygınlaşma ve federasyonlaşmaya giden bilinçli bir yapılanma vardı.
Uluslararası Arenada Türkiye’nin Güçlü Temsili
2024–2025 dönemi, Türkiye’nin pickleball’da uluslararası görünürlüğünü zirveye taşıdığı bir dönem oldu.
- 68 ülkenin katıldığı ve ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’na Türkiye’den katılım sağlandı
- Türkiye, pickleball’un küresel sahnesinde varlığını güçlü biçimde gösterdi
- Kasım 2025’te Filipinler’de düzenlenen Uluslararası Pickleball Federasyonları toplantısına 77 ülke ile birlikte katılım sağlandı
- Türkiye’de yürütülen çalışmalar gururla sunuldu ve takdir gördü
Ayrıca;
- 2026 yılı için dünyanın en prestijli pickleball turnuvaları Türkiye’ye alındı
- 2026 yılında 4 büyük uluslararası turnuva Türkiye’de düzenlenecek
Federasyonlaşma Yolunda Kurulan Yapılar
Türkiye Pickleball ve Uluslararası Raket Sporları Derneği (URSD) çatısı altında:
- 81 ilde örgütlü yapı oluşturuldu
- 77 ülke ile ortak projeler geliştirildi
- Türkiye’de 2 milyondan fazla birey pickleball ile tanıştı
- Türkiye genelinde pickleball tesisleri hayata geçirilmeye başlandı
Bu çalışmalar; federasyonlaşmanın yalnızca hukuki değil, toplumsal, kurumsal ve altyapısal olarak da hazır hâle gelmesini sağladı.
Vizyoner Liderlik: Davut Güngör & Alex Nışan Kıllıoğlu
Uluslararası Pickleball Federasyonları Türkiye Temsilcisi Davut Güngör
ve Uluslararası Raket Sporları Derneği Kurucu Başkanı Alex Nışan Kıllıoğlu liderliğinde;
bu süreç sadece yönetilmedi, şekillendirildi.
Bu vizyonun temelinde şu anlayış vardı:
“Spor, yalnızca kazananları değil; toplumu güçlendirdiği ölçüde değerlidir.”
Bu nedenle pickleball, Pick-Pong ve Picklefest; görünmek için yapılan projeler değil,
iz bırakan, kalıcı ve dönüştürücü yapılar olarak inşa edildi.
Bir Sporun Değil, Bir Spor Kültürünün İnşası
2024–2025 dönemi, Türkiye için:
- Yeni sporların doğduğu
- Kapsayıcılığın merkeze alındığı
- Federasyonlaşma sürecinin sağlam temellere oturtulduğu
- Türk sporunun sosyal yönünün güçlendiği bir dönem oldu.
Bugün pickleball sahaları yalnızca oyun alanı değil; hayata tutunmanın, eşitlenmenin ve birlikte güçlenmenin mekânlarıdır.
Ve bu yolculuk,
2026 ve sonrasında Türkiye’yi dünya spor haritasında daha da merkezî bir konuma taşımak üzere kararlılıkla devam etmektedir.
Davut GÜNGÖR